T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ

BAKAN KURTULMUŞ ARAP BASINI İLE BİR ARAYA GELDİ

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: “(Arap ülkelerinde Türk dizilerinin yasaklanması) İnsanlar seyretmek istediklerine bir şekilde ulaşıyor ve seyrediyor. Yapılması gereken, Türk dizi endüstrisiyle iş birliği yaparak, dostane bir şekilde karşılamaktır.”

Bakan Numan Kurtulmuş: “Taksim, bir köşesinde cami, yanında Katolik Kilisesi, karşısında Atatürk Kültür Merkezi ile sanatın, kültürün, estetiğin, çok dinli ve kültürlü bir hayat tarzının merkezi haline gelecek.” 

Bakan Numan Kurtulmuş: “2. Dünya Savaşı’nın üzerine oturmuş bir sistem artık dünyayı taşıyamıyor, dünyanın hiçbir yerinde sorunları çözemiyor. Daha adil bir dünya sisteminin kurulması için gayretle çalışmaya devam edeceğiz.” 



Arap ülkelerinde Türk dizilerinin yasaklanmasına yönelik söylemlerin önem taşımadığını belirten Bakan Numan Kurtulmuş, “İnsanlar seyretmek istediklerine bir şekilde ulaşıyor ve seyrediyor. Yapılması gereken Türk dizi endüstrisiyle iş birliği yaparak, dostane bir şekilde karşılamaktır.” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, İstanbul’da Arap gazetecilerle bir araya geldi. 

Arap ülkelerinde yayınlanan Türk dizilerinin herhangi bir arka planı olup olmadığına ilişkin soru üzerine, dizi sektöründeki şirketlerin yaptıkları dizileri önce Türkiye’de halkın beğenisine sunduğunu, ardından da yurtdışında müşteri bulduğunu söyleyen Bakan Numan Kurtulmuş, günümüzde Türk dizilerinin 140’dan fazla ülkede yayınlandığını dile getirdi. 

Türkiye’nin ABD’den sonra dizi sektöründe dünyada 2’inci sırada yer aldığını vurgulayan Bakan Numan Kurtulmuş, ‘Diriliş Ertuğrul’ gibi tarihi diziler üzerinden Türkiye’nin tarihinin, geçmişinin dünyaya anlatılması imkânının bulunduğunu kaydetti.  

Bakanlığın hazırladığı Sinema Yasası’na da değinen Bakan Numan Kurtulmuş,  bu diziler üzerinden, Türkiye’ye karşı ciddi bir sempatinin oluştuğunu ve dizi sektörünün çok daha etkin bir hale gelmesi için tekliflerini vererek, çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. 

Taksim Çok Kültürlü Bir Hayat Tarzının Merkezi Olacak

Taksime yapılan cami inşatının durumuna ilişkin bir soruya da, bu inşaatın ihtiyaçtan yapıldığı bilgisini aktaran Bakan Numan Kurtulmuş, şöyle devam etti:  

“Bazıları geçmiş dönemde Taksim’e yapılacak caminin İstanbul’un karakterini değiştireceği ve bozacağı gibi bir endişe taşıdılar ve buna karşı çıktılar. Hâlbuki bunun dindarlık ya da sekülerlikle ilgisi yoktur. Bizim İstanbul’u Müslümanlaştırmak gibi bir endişemiz yoktur. Taksim meydanının bir köşesine cami, karşısına da muhteşem bir kültür sarayı olacak Atatürk Kültür Merkezini yapacağız. Taksim, bir köşesinde cami, yanında Katolik Kilisesi, karşısında Atatürk Kültür Merkezi ile sanatın, kültürün, estetiğin, çok dinli ve kültürlü bir hayat tarzının merkezi haline gelecek.” 

Türkiye’nin Hedefi Daha Adil Bir Dünya 

2. Dünya Savaşı’nın üzerine oturmuş bir sistemin günümüzde dünyayı taşıyamadığını, dünyanın hiçbir yerinde sorunları çözemediğini dile getiren Bakan Numan Kurtulmuş, dünya sisteminin artık sorun çözme yeteneğini kaybettiğinin Suriye ve Ukrayna gibi ülkelerde yaşanan krizlerde ortaya çıktığını söyledi. 

Dünya sisteminin hakkaniyet temelinde yenilenmesi ve bütün halkların temsil edildiği bir sistemin kurulması gerektiğini dile getiren Bakan Numan Kurtulmuş,  Türkiye’nin daha adil bir dünya sisteminin kurulması için çalışmaya devam edeceğini söyledi.” 

Bölgemizin Geleceği Daha Fazla Kardeşlik ve İş Birliğinde

Orta Doğu’daki sorunu çözmenin ana ekseninin daha fazla kardeşlik, daha fazla barış, daha fazla iş birliği ve daha fazla dayanışmadan geçtiğini sözlerine ekleyen Bakan Numan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Bir asır evvel sınırlar ayrılmış olmakla birlikte, üzerinden bir asır geçmesine rağmen, halkların gönülleri ve zihinleri birbirinden ayrılmadı. Ancak, bölgedeki yeni amaç gönülleri bölmektir. Türklerin, Kürlerin, Arapların ve Acemlerin gönüllerini ve zihinlerini birbirinden ayırmak ve düşmanlıklarını kalıcı hale getirmektir. Türkiye olarak özellikle bölgedeki dış politikaya bakışımızın ana ekseni burasıdır. Bölge halklarının geleceğinin ayrışmaktan değil, daha fazla bütünleşmekten, ortak projelerde yoğunlaşmaktan, daha fazla iş birliğinden ve kardeşlikten geçtiğine inanıyoruz. Bu düşencemizle, Suriye konusunda da kardeşlik görevimizi yerine getiriyoruz. Yaklaşık 3,5 milyon kardeşimize ensarlık görevimizi yerine getiriyoruz. Sadece İstanbul’da 700 bin Suriyeli kardeşimiz yaşamaktadır. Suriyeli kardeşlerimize desteklerimiz 31 milyar doları aşmış vaziyettedir. Ancak, uluslararası camiadan çok az yardım görebildik. Bu desteklerimizi sürdüreceğiz. Bizim ana düşüncemiz, bundan sonra Suriye’yi kimin yöneteceği değil, Suriye’yi kimin yöneteceğine Suriye halkının karar vermesidir. Suriye konusunda başından itibaren rejimin eli kanlı saldırılarının karşısında, Suriye halkının mücadelesinin yanında olduk. Hiç kimsenin Suriye halkına istemediği bir barışı dikte etme hakkı da yoktur. Suriye’yi kimin yöneteceğine kendi halkı karar versin.” 

(11.05.2018)

  • ARP (1).jpeg
  • ARP (10).jpeg
  • ARP (11).jpeg
  • ARP (12).jpeg
  • ARP (13).jpeg
  • ARP (14).jpeg
  • ARP (15).jpeg
  • ARP (17).jpeg
  • ARP (18).jpeg
  • ARP (19).jpeg
  • ARP (2).jpeg
  • ARP (20).jpeg
  • ARP (21).jpeg