T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ

DÜNYANIN EN BÜYÜK TÜRKÇE KURSU AÇILDI

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: “Dili gönülle birleştirerek gönülden konuşmayı başarabilen ve dünyanın her yerinde güzel Türkçemiz üzerinden asırlar boyunca gönül dilini bir şekilde geliştiren bir milletin çocuklarıyız”

Bakan Numan Kurtulmuş: “Büyük oyunu görmezsek oyunun teferruatı içerisinde çözüm geliştirmemiz mümkün olmaz.”


Bakan Numan Kurtulmuş: “Bu coğrafyada bölge dışından bazı emperyal güçlerin ulusal çıkarları bölgenin mümkün olduğu kadar bölünmesi, parçalanmasından yanadır. Türkiye’nin milli çıkarı ise bu coğrafyadaki bütün unsurların daha fazla birleşmesi, bütünleşmesi, dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin gelişmesinden yanadır.”

Bakan Numan Kurtulmuş: “Güzel Türkçemizin, Türkçemizin oluşturduğu gönül dilinin, onun oluşturduğu irfan medeniyetinin iklimi bütün neoemperyal politikaları aşacak, Türkler, Kürtler, Araplar, Farisiler ve diğer bütün etnik unsurlar bu coğrafyada kıyamete kadar birlikte barış içinde yaşamaya devam edecektir.”

Bakan Numan Kurtulmuş: “Dünyanın her yerindeki gönül dostlarımıza dilimizle, yumuşak gücümüzle, yardım elimizle, dostluğumuzla, kardeşliğimizle ve insanlığımızla uzanacağız ve inşallah hep birlikte bütün insanlık alemi olarak zulme karşı ayakta durarak zalimlere geçit vermeyeceğiz.”

Yunus Emre Enstitüsü’nün, Türkçe öğrenmek isteyenlere daha kolay ulaşmak amacıyla hazırladığı ve bir yıldır deneme yayınını sürdüren  "Türkçe Öğretim Portali" ile yüz binden fazla insan Türkçe öğrendi. Uygulamanın, tanıtımını Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş yaptı.


Yunus Emre Enstitüsü tarafından geliştirilen “Türkçe Öğretim Portali” Türkçe öğrenmek isteyen herkese ekran uyumlu ara yüz sayesinde cep telefonu, tablet ve bilgisayardan kendi başına Türkçe öğrenme inkanı sunuyor. 

Yaklaşık bir yıl önce deneme yayınına başlayan portal bugün itibariyle yüz bine yakın kullanıcıya ulaştı. 

Uygulamanın tanıtım toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, insanlık tarihi içinde, insana ait ne varsa dil vasıtasıyla gelişmeye başladığını belirtti. 

“Gönül Ehli Olan Bir Dile, Gönül Ehlinin Üzerinden Gelişen Bir Medeniyete Sahibiz.”


“İnsanı insan yapan, insanı yırtıcı hayvanlar aleminden ayıran en önemli hususlardan birisi, belki de en birincisi, dil ile konuşabiliyor ve anlaşabiliyor olma özelliğidir.” diyen Bakan Numan Kurtulmuş, Türkçede dilin maddi ve manevi olmak üzere iki ayrı anlama geldiğini söyledi ve şöyle devam etti:

“Herhalde dünyada dili iki anlamda kullanan başka bir lisan yoktur. Türkçede dil hem fiziki dil anlamında kullanılır hem de gönül anlamında kullanılır. Biz aslında Türkçeyi gönülden konuşmayı başarabilen bir milletiz. Bizim tarih boyunca irfan medeniyeti dediğimiz Yunus’u dile getiren, Mevlana’yı, Hacı Bektaş Veli’yi, Hacı Bayram Veli’yi, aşıklarımızı, ozanlarımızı dile getiren şey aslında ağızlarında bulunana bir et parçasından ibaret dil değil, gönüldür. Bu anlamda biz gönül ehli olan bir dile sahibiz, gönül ehlinin üzerinden gelişen bir medeniyete sahibiz.”

Türkçe’nin tüm dünyada bilinilirliğini arttırmaya çalışan Yunus Emre Enstitüsü’nün, Türkiye’nin yumuşak güç unsurlarından birisi olduğunu ifade eden Bakan Numan Kurtulmuş, “Son zamanlarda Türkiye yeni misyonuna uygun bir şekilde çok sayıda kurum ve kuruluşunu ortaya koymuştur. TİKA, AFAD, Kızılay, Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bunlardan birkaçı. Türkiye’nin yumuşak gücünü kullanabileceğimiz bu araçlar vasıtasıyla hem Türkiye’ye olan sevgiyi arttırıyor hem de Türkiye’yi dünyanın dört bir tarafındaki dostlarıyla birleştiriyor, bütünleştiriyoruz.” dedi.

Türkiye’nin şefkat elini dünyanın dört bir tarafına ulaştıran bu yardım kuruluşlarının kamp alanlarında yaptığı ziyaretlerden örnekler paylaşan Bakan Numan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Yeni nesil araçları itibariyle Türkiye, dünyanın en zengin en donanımlı insani ve kültürel diplomasisini yapan ülkelerin başında geliyor. Çok zengin olduğumuz için değil, kasalarımız paralarla dolu olduğu için değil, bunları gönlümüz dolu olduğu için, gönlümüzde insanlık, irfan, hikmet ve ihsan duyguları olduğu için, böyle bir milletin kuruluşları olarak, bu kuruluşlar vasıtasıyla yapabiliyoruz. Nereye giderseniz gidin, asırlardır bizim gönül dilimizle yaklaştığımız insanların bugün de bizim gönül dilimizle köprü kurmaya hazır olduklarını görüyoruz.”

Dünyanın farklı yerlerinde gündelik hayatın içinde yerleşmiş Türkçe sözcükler bulunduğunu aktaran Bakan Numan Kurtulmuş, Makedonya’da komşuların birbirlerini ziyaret ederken kullandıkları kapıları ifade eden “komşu kapıcık” tabirini örnek gösterdi ve “Dili gönülle birleştirerek gönülden konuşmayı başarabilen ve dünyanın her yerinde güzel   Türkçemiz üzerinden asırlar boyunca gönül dilini bir şekilde geliştiren bir milletin çocuklarıyız” dedi.

“Türkiye’nin Maddi Olarak Güçlenmesi, Yumuşak Gücünün de Daha İleriye Gitmesinden Geçiyor”

Kabuklarını kırdıkça, kendi kökleri üzerinde yükseldikçe, güçlü ve büyük bir ülke olma istikametinde yoluna devam ettikçe Türkiye’nin ayağına çelme takmak isteyenlerin çoğaldığını vurgulayan Bakan Numan Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de devlet ve millet kaynaşması sağlamlaştıkça Türkiye’nin bu anlamda dostlarıyla kendi hinterlandıyla da ilişkisini kuvvetlendirmesi mümkün oluyor. Bunu yaparken, Türkiye’nin bu alanda güçlenmesinden rahatsız olan, bundan çok da memnun olmayan çevrelerin varlığından da haberdarız. Onlar da zaten yapacaklarını yapıyorlar. Türkiye’nin maddi olarak güçlenmesinin mutlaka ve mutlaka Türkiye’nin yumuşak gücünün de daha ileriye gitmesinden geçtiğini bilenler Türkiye’nin kendi hinterlandıyla arasındaki ilişkiyi bozmak için de ellerinde ne geliyorsa yapıyorlar. Yıllardır Türkiye’nin başına terör örgütlerinin bela edilmesi, bölgedeki diğer kardeşleriyle, Türkiye sınırları dışındaki kardeşleriyle arasındaki bağı koparmak için ortaya konulmuş olan tam manasıyla vekalet savaşlarının gücü olarak kullanılan araçlardan birisidir. Bazı büyük güçler klasik emperyalizm döneminde baskıyı, zulmü işgali kullanıyorlardı şimdi neoemperyalizm döneminde vekalet savaşları gibi kibar bir isimle silahlı terör gruplarını kullanarak bu coğrafyada bu bölgede ve dünyanın birçok yerinde yeni emperyal politikalarını uygulamaya çalışıyorlar. Türkiye’nin yıllardır, ASALA’yla ardından PKK’yla, DEAŞ’la uğraştırılmasının temel sebebi Türkiye’nin büyük ve güçlü bir ülke olarak yoluna devam etmemesi olduğu kadar bölgedeki Arap kardeşleriyle, Kürt, Farisi kardeşleriyle, diğer bölgelerdeki Müslüman ve gayrimüslim unsurlarla dostluk kurmasını önlemek içindir.”

Suriye ve Irak’ta yaşanan olayların tesadüfen olmadığını emperyalist güçler tarafından hesaplı ve planlı bir şekilde ortaya konulduğunun altını çizen Bakan Numan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Hiç şüpheniz olmasın ki bu vekalet savaşlarının önemli nedenlerinden birisi Türkiye’nin bölge ülkeleriyle ilişkisini kesmek, İslam dünyasına Türkiye’nin komşu kapıcığını kapatmaktır. Bu oyunu bozacağız, her zaman yumuşak güçle oyun bozulmuyorsa, biz yumuşak gücümüzü de kullanarak sert gücümüzle bu oyunu bozacağız ve emperyalistlerin bölgede oyun kurmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Büyük oyunu görmezsek oyunun teferruatı içerisinde çözüm geliştirmemiz mümkün olmaz. Bu coğrafyada bölge dışından bazı emperyal güçlerin ulusal çıkarları, bölgenin mümkün olduğu kadar bölünmesi, parçalanmasından yanadır. Etnik olarak bölünmesinden, mezhebi olarak, siyasi olarak bölünmesinden yanadır. Türkiye’nin milli çıkarı ise bu coğrafyadaki bütün unsurların daha fazla birleşmesi, bütünleşmesi, dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin gelişmesinden yanadır.”

“Bu coğrafyanın bütün ülkelerindeki insanlar hepsi bizim kardeşimizdir, hepsiyle aynı gönül dilini konuşuyoruz,” diyen Bakan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Güzel Türkçemizin, Türkçemizin oluşturduğu gönül dilinin, onun oluşturduğu irfan medeniyetinin iklimi bütün neoemperyal politikaları aşacak, Türkler, Kürtler, Araplar, Farisiler ve diğer bütün etnik unsurlar bu coğrafyada kıyamete kadar birlikte barış içinde yaşamaya devam edecektir. Sadece bu coğrafyada değil dünyanın her yerindeki gönül dostlarımızla da dilimizle, yumuşak gücümüzle, yardım elimizle, dostluğumuzla, kardeşliğimizle ve insanlığımızla uzanacağız ve inşallah hep birlikte bütün insanlık alemi olarak zulme karşı ayakta durarak zalimlere geçit vermeyeceğiz.”
(21.02.2018)

 
  • 1.jpg
  • 10.jpg
  • 11.jpg
  • 12.jpg
  • 13.jpg
  • 2.jpg
  • 3.jpg
  • 4.jpg
  • 5.jpg
  • 6.jpg
  • 7.jpg
  • 8.jpg
  • 9.jpg