T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ

İMAM HATİP LİSELERİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNİN EN BAŞARILI TOPLUMSAL PROJELERİNİN BAŞINDA GELİR

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: “İmam hatip liselerinin açılmasına müsaade eden zihniyet buradan Türkiye’de dini düşünce ve dini yaşayışı yeniden diriltsinler diye yeni nesillerin yetişmesi için ön açmadılar. Çok açık söylüyorum, cenazeler ortada kalmasın, cenazeleri yıkayacak birkaç kişi bulunsun diye imam hatip mekteplerinin önünü açtılar. Ama millet sahiplendi.”

Bakan Numan Kurtulmuş: “Geçmişe doğru baktığımızda diyebiliriz ki imam hatip liseleri Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en başarılı toplumsal projelerinin başında gelir.”


Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, ÖNDER İmam Hatipliler Derneğinin yeni Ankara binasının açılış programına katıldı.

Bakan Numan Kurtulmuş, Derneğin hazırladığı Talim Dergisi ve ÖNDER Akademi Projesi’nin de tanıtımın yapıldığı etkinlikte Akademi’nin açılış dersini verdi.

Bakan Kurtulmuş, konuşmasına “İmam hatip liseleri neden bu kadar başarılı oldu?” sorusunu sorarak başladı. İmam hatip liselerinin başarısını toplumsal bir ihtiyacı karşılamasına bağlayan Bakan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Hiçbir sosyal sorumluluk projesi durduk yere başarılı olmaz. Toplumsal bir karşılığı olur, o toplumsal karşılığı eğer yerine getirilirse o karşılığı yerine getirebilecek insan alt yapısı ve mücadele ruhu varsa o proje başarılı olur. Geçmişe doğru baktığımızda diyebiliriz ki imam hatip liseleri Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en başarılı toplumsal projelerinin başında gelir. Bunun nedenleri var. Bir ihtiyaca karşılık geliyordu, toplumdaki bir talebi karşılamaya niyet ediyordu ve bunun karşılığında da Allah’a çok şükür milletimizin fedakarca, vefakarca ve samimiyetle olan gayretleri sonucu bugün bu noktaya geldik.”

Cami, medrese ve tekkelerin, Fergana Vadisi’nden gelen erenlerin Anadolu topraklarında yerleştirdiği üç mühim kurum olduğunu ve bunların toplum hayatında önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Bakan Kurtulmuş, tolumun çeşitli sebeplerle bunlardan uzaklaştığını anlattı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Camisini, medresesini ve tekkesini kaybetmiş olan İslam toplumu ve bu coğrafyada yaşayan insanlar dini hayattan, dini düşünceden, dini gelenekten kopmaya başladı. Bir taraftan da Batılılaşma, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen Batılılaşmayı modernleşmeyi sadece ve sadece taklit olarak alan Türk modernleşmesi, ikisi üst üste geldiği zaman dini hayat ve düşünce olağanüstü kısır bir döneme girdi. Bu çoraklaşma, geriye gitme, dini düşünce ve hayatın geriye gitmesi, ayrıca bunun üzerindeki baskılar bütün bunların hepsi toplumu yeni bir arayışa itmiştir. İnanın ki imam hatip liselerinin açılmasına müsaade eden zihniyet buradan Türkiye’de dini düşünce ve dini yaşayışı yeniden diriltsinler diye yeni nesillerin yetişmesi için ön açmadılar. Çok açık söylüyorum, cenazeler ortada  kalmasın, cenazeleri yıkayacak birkaç kişi bulunsun diye imam hatip mekteplerinin önünü açtılar. Ama millet sahiplendi, millet sahiplendikçe bu boşluğu doldurmak üzere büyük mücadeleler verildi. Millet en zor zamanlarında dahi bu kuruma sahip çıkarak dini düşünce ve hayatın yeniden canlandırılması için büyük bir mücadele verdi. Bu işi buraya kadar getiren şey hem toplumda bir karşılığa denk gelmesidir hem Türkiye’de dini düşünce ve hayatın yeniden canlanması için ortada olan toplumsal duyarlılık ve ihtiyaçtır hem de aynı zamanda bu işe öncülük edenlerin bu işe samimiyetle sahiplenmesidir.”

İslam dünyasındaki aşırılıkların önüne geçilebilmesi için sahih İslam inancının toplumun dokusuna işlenmiş bir şekilde bütün dünyaya tanıtılmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bakan Kurtulmuş, İslam düşüncesinin hiçbir şekilde kapalı bir tarafı olmadığının altını çizdi. Bakan Kurtulmuş, şunları söyledi: 

“Anadolu irfanının Anadolu topraklarına getirdiği yerleştirdiği üç kurumun cami, medrese ve tekkenin üçünün de temel özelliği topluma açık olmasıdır. Zaten İslam düşüncesinin hiçbir şekilde kapalı tarafı olmaz. Cami: kapısı hep açıktır, hiçbir zaman kapatılmaz, gizli kapaklı bir yer değildir, oraya girecek olan hiçbir Müslümana kapalı değildir.  Aynı şekilde, dergahlar da tekkeler de hiç kimseye kapalı değildir.  Medreseler de öyledir. Gizli kapaklı örtülü hiçbir şey yoktur. En temel problemlerden birisi İslam’ın açık ve herkesle kucaklaşabilen bu unsurlarının kapatılmış olmasıdır. DEAŞ da, FETÖ de insanlara kapalı bir kurumdur. Öyle herkes içeriye giremez giren de kolay kolay dışarıya çıkamaz. Dolayısıyla İslam dünyasındaki bu aşırılıkların ortadan kaldırılması için sahih İslam inancının, bu düşünceleri oluşturacak kurumlarımızın da çok daha güçlü bir şekilde var olması lazım. Sözün özü imam hatip liseleri bu üç kurumun da canlı bir şekilde kendi bünyesinde yeniden ayağa kalktığı önemli müesseselerimiz oldu.”
(24.10.2017)

  • önder (1).jpeg
  • önder (10).jpeg
  • önder (11).jpeg
  • önder (2).jpeg
  • önder (3).jpeg
  • önder (4).jpeg
  • önder (5).jpeg
  • önder (6).jpeg
  • önder (7).jpeg
  • önder (8).jpeg
  • önder (9).jpeg