T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ

ULUSLARARASI TÜRKÇE YAZ OKULU KAPANIŞ ETKİNLİĞİ

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: "Bugün dünyada İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı, Türk düşmanlığı ve özellikle Erdoğan düşmanlığı belli siyasi çevreler tarafından körüklenen maksatlı bir propagandanın parçasıdır. Öyle kendiliğinden gelişmiyor, bu konuda ciddi şekilde hazırlıklar yapılıyor ve ciddi siyasi kültürel mekanizmalar devreye sokularak, yabancı düşmanlığı, İslam düşmanlığı ve Türkiye karşıtlığı yapılıyor"

Bakan Kurtulmuş: "Ne yazık ki FETÖ denilen bu cinayet çetesi, gönül dili olan güzel Türkçemizin o imkanlarını kullanarak, bir takım olimpiyatlar adı altında on binlerce insanı bir araya getirdiler, o sahte gülücüklerle dolu yüzleriyle dünyada Türkçeyi de maalesef kötü bir şekilde kullandılar"

Bakan Kurtulmuş: "Şimdi Yunus Emre Enstitüsü ve diğer kültürel diplomasi kuruluşlarımızın tamamı, yıllardır sürdürülen bu ihanetlerin bütün kalıntılarını kazımak ve Türkçenin, Türk kültürünün gerçek yüzünü dünyaya en iyi şekilde tanıtmakla mükelleftir"


Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, "Bugün dünyada İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı, Türk düşmanlığı ve özellikle Erdoğan düşmanlığı belli siyasi çevreler tarafından körüklenen maksatlı bir propagandanın parçasıdır. Öyle kendiliğinden gelişmiyor, bu konuda ciddi şekilde hazırlıklar yapılıyor ve ciddi siyasi kültürel mekanizmalar devreye sokularak, yabancı düşmanlığı, İslam düşmanlığı ve Türkiye karşıtlığı yapılıyor." dedi.

Bakan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Yunus Emre Enstitüsü (YEE) tarafından Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen Uluslararası Türkçe Yaz Okulu Kapanış Törenine katıldı.

Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin kapılarını Yunus Emre Enstitüsünün bu etkinliğine açan ve enstitüyü kurulduğu günden itibaren cesaretlendirip, teşvik eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şükran ve saygılarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde, 2009'da kurulan YEE için Türkçenin yaygınlaşması konusunda önemli merkezlerden biri olacağına yönelik tespitte bulunduğunu aktaran Kurtulmuş, "Bugün geldiğimiz noktada dünyada Afrika'dan Asya'ya, Amerika'ya, Latin Amerika'ya kadar yaklaşık 138 noktada faaliyet gösteren, Türkçe dilini, Türk kültürünü her yönüyle kardeşlerimize, dostlarımıza anlatmaya çalışan Yunus Emre Enstitüsü gerçekten büyük bir başarı kazanmıştır." dedi.

"Dil, aynı zamanda gönül anlamındadır"

Bakan Kurtulmuş, dilin insanların iletişiminde en önemli araçlardan biri olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İnsanlar dille konuşurlar ama dil sadece ağzımızdaki bir et parçasından ibaret değildir. Dil, harfleri yönlendiren, ağzımızdan harflerin çıkmasını sağlayan, harflerin anlamlı kelimeler, kelimelerin de bütünlüklü cümle haline gelmesini sağlayan bir araçtan ibaret değildir. Biliyorsunuz, Türkçede 'dil' aynı zamanda 'gönül' anlamındadır. Dil, dille konuşulur ama dile yön veren gönüldür. İnsanlar kalpten konuşurlar."

Kurtulmuş, Türkçede hem lisan hem de kalp, gönül dili anlamında kullanılan dil kelimesini YEE'nin etkinliği dolayısıyla bir aydır Türkiye'de bulunan öğrencilerin aynı zamanda Türkçeyi bir 'gönül dili 'olarak da öğrendiğini bildirdi.

"İnsanları nasıl görürseniz, kuracağınız düzen de o şekilde olur"

Öğrencilerin gelecekteki hayallerini, umutlarını kaleme aldığı mektupları tek tek okuyacaklarını aktaran Kurtulmuş, konuşması başlamadan önce kendisine mektubunu hediye eden Filistinli Muhammed Natsheh isimli öğrenciye de teşekkürlerini iletti.

Muhammed'in Kudüs'ün özgürlüğüne kavuştuğu hayalini anlattığı mektubunu hayatının sonuna kadar saklayacağını vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Muhammed'in hayallerinin bir kısmı zannediyorum bu salonda bulunan herkesin ve bu topraklarda yaşayan 80 milyon Türk insanının da ortak hayalidir. Muhammed öğrendiğim kadarıyla Mescid-i Aksa'nın yanında küçük bir oyuncakçı dükkanının sahibi olan bir ailenin çocuğu. Muhammed'in hayali, özgür bir Kudüs'ün vatandaşı olmak, Mescid-i Aksa'nın Yahudi işgalciler tarafından, onların çizmeleriyle kirletilmediği saf ve masum bir Mescid-i Aksa'ya sahip olmak.

Muhammed, hiç şüphen olmasın bizim de hayalimiz başkenti özgür Kudüs olan tam manasıyla bağımsız bir Filistin devletinin kurulması. O devlette Mescid-i Aksa'nın ve Müslüman kardeşlerimizin özgür olmasıdır. Bu hayali gerçekleştirmek de ortak barış dilini geliştirmekle mümkündür. İnsanları nasıl görürseniz, kuracağınız düzen de o şekilde olur."

"Dört asır boyunca insanlar barış içinde yaşadı"

Bakan Kurtulmuş, Balkanlarda 6 asır, Filistin topraklarında da 4 asırdan fazla süren Osmanlı barış düzeninin nasıl bir Kudüs, dünya hayal ettiklerini ortaya koyduğuna işaret ederek, bütün Balkan coğrafyasında farklı ırkları, etnik, dini ve mezhebi yapıları bir arada yaşatmasını bilen bir medeniyetin çocukları olduklarını dile getirdi.

Söz konusu dönemde en ufak bir etnik, mezhep çatışması, dini kavga olmadığına dikkati çeken Kurtulmuş, şu görüşlere yer verdi:

"Bunu sağlayan Osmanlı barış düzeni, insanları dillerinde, dinlerinde, yaşayışlarında, kıyafetlerinde, ticaretlerinde ve kendilerini yönetmekte özgür bırakmıştır. Onun için insanlar birbirlerinden hiçbir şekilde rahatsız olmadan ve rahatsızlık vermeden birbirlerine komşuluk yapmışlardır. Aynı şekilde bugün insanların camiye girmek için belli bir yaşın üstünde olmaları ve maalesef belli izinlere tabi tutuldukları Kudüs'te, Mescid-i Aksa'da, Biladü'ş-Şam denilen, Şam'ın yüreğinden Masada'ya kadar inen o geniş coğrafyada dört asır boyunca insanlar yine barış içinde yaşadı."

O dönem kiliselerin çan sesleriyle Allah-ü Ekber seslerinin, ağlama duvarında dua eden Yahudilerin Tevrat'tan okuduğu ayetlerin seslerinin birbirine karıştığını aktaran Kurtulmuş, kimsenin kimseye karışmadığını, baskı yapmadığını ve herkesin özgürce kendi kültürünü geliştirdiğini bildirdi.

Kurtulmuş, geçmişteki bu örneklerin geleceğe de ışık tuttuğunu ve Hazreti Ali'nin dediği gibi bütün insanları ya dinde kardeş ya yaratılışta eş olarak gördüklerini belirterek, yeryüzünde bunu yeniden kurabilmek için Türkçeyi bir gönül dili olarak kabul ettiklerini, bu gönül dili üzerinden kardeşlikler pekiştirdiklerini ve dostluklar inşa ettiklerini söyledi.

"Türkçeyi de maalesef kötü bir şekilde kullandılar"


Bakan Kurtulmuş, konuşmasında bir ihanet şebekesi, terör çetesi olan Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) yıllarca Türkçeyi kendi gizli emelleri için bir araç olarak kullandığına da değinerek, şunları ifade etti:

"15 Temmuz'da sizlerin ve ülkelerinizdeki milyonlarca dostumuzun da o dualarını hep arkamızda hissettik. Ne yazık ki FETÖ denilen bu cinayet çetesi, gönül dili olan güzel Türkçemizin o imkanlarını kullanarak, bir takım olimpiyatlar adı altında on binlerce insanı bir araya getirdiler, o sahte gülücüklerle dolu yüzleriyle dünyada Türkçeyi de maalesef kötü bir şekilde kullandılar.

Şimdi Yunus Emre Enstitüsü ve diğer kültürel diplomasi kuruluşlarımızın tamamı, yıllardır sürdürülen bu ihanetlerin bütün kalıntılarını kazımak ve Türkçenin, Türk kültürünün gerçek yüzünü dünyaya en iyi şekilde tanıtmakla mükelleftir. Bunun için o ihanet çetesinin, Türkçeyi kullanan ihanetleri de aynen 15 Temmuz'daki ihanetlerinin bir parçasıdır, bundan farkı yoktur."

Kurtulmuş, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nin çatısı altında yeniden Türkçenin ve Türk kültürünün güzelliklerini paylaştıklarını ve yıllarca paylaşmaya da devam edeceklerini vurguladı.

"Türkiye karşıtlığı yapılıyor"


Bakan Kurtulmuş, dünyada özellikle Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığı üzerinden geliştirilmeye çalışılan bir akım olduğuna dikkati çekerek, buna İslamofobi dendiğini aktardı. İslamofobi demenin doğru olmadığını çünkü fobinin istem dışı bir şey olduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Bugün dünyada İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı, Türk düşmanlığı ve özellikle Erdoğan düşmanlığı belli siyasi çevreler tarafından körüklenen maksatlı bir propagandanın parçasıdır. Öyle kendiliğinden gelişmiyor, bu konuda ciddi şekilde hazırlıklar yapılıyor ve ciddi siyasi kültürel mekanizmalar devreye sokularak, yabancı düşmanlığı, İslam düşmanlığı ve Türkiye karşıtlığı yapılıyor." dedi.

Buna en güzel cevabı salonda bulunan öğrencilerin verdiğini belirten Kurtulmuş, "Türkiye karşıtlığının, İslam düşmanlığının son günlerde kullandığı argümanlardan birisi de 'Aman ha Türkiye'ye gitmeyin, Türkiye güvenli bir ülke değildir.' Çeşitli yayınlar yapıyorlar, haksız, anlamsız, yalan, yanlış bir takım yayınlarla Türkiye'ye yabancı dostlarımızın gelmesine engel olacaklarını sanıyorlar." diye konuştu.

Kurtulmuş, gerçeğin böyle olmadığını ve 22 ildeki 23 üniversitenin çalışmaları altında bir aydır Türkiye'de olan gençlerin Türkiye karşıtı propagandalara en güzel örneği oluşturduğunu ve en güzel cevabı verdiğini belirterek, çok sayıda Türk vatandaşıyla karşılaşan, toplantılara katılan gençlerin en ufak bir olumsuzluk yaşamadığını aksine dostluk, kardeşlik gördüğünü bildirdi.

Bakan Kurtulmuş, konuşmasının sonunda, YEE tarafından düzenlenen yaz kurslarının devam edeceğini ve Türkiye'nin kapılarının ve gönlünün her zaman bu öğrencilere açık olacağını kaydetti.
(Kaynak: Anadolu Ajansı)
(15.08.2017)