T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ

TARİHİ TİYATRO'DA 2 BİN YIL SONRA KONSER HEYECANI

Muğla'nın Datça ilçesinde, 3 bin 300 yıl öncesine kadar tarihlendirilebilen Knidos Antik Kenti'nde, 2013 yılında yeniden başlayan kazı çalışmaları ve Güney Ege Kalkınma Ajansı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Datça Kaymakamlığı tarafından 2014 yılında restorasyonuna başlanan 5 bin kişilik tiyatroda sürdürülen çalışmaların kamuoyuna tanıtılması amacıyla, 'Knidos Arkeoloji Günleri' etkinliği düzenlendi.

Datça Kaymakamlığı ile Datça Belediyesi tarafından ortaklaşa düzenlenen ve iki gün süren etkinlikler kapsamında, halen restorasyon çalışmaları süren Knidos Antik Kenti'ndeki tarihi tiyatroda, özel izin alınarak 2 bin yıl aradan sonra ilk kez konser gerçekleştirildi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Orkestrası tarafından verilen konseri, Datça Kaymakamı Vehbi Bakır, Datça Garnizon Komutanı Hava Albay Abdulkadir Solmaz ve Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar ile yaklaşık 500 kişilik izledi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şefi Münif Akalın yönetiminde, soprano Esen Demirci'nin solist olarak görev aldığı konser büyük beğeni topladı. Orkestra şefi Akalın, konser öncesi yaptığı konuşmada, "2 bin yıl sonra bu sahnede olmak bize mutluluk ve heyecan veriyor.  Eskiden burada, ne organizasyonlar yapıldı, ne konserler oldu, ne oyunlar oynandı kim bilir?" diye konuştu.

Katılımcılara gruplar halinde, uzman rehberler eşliğinde tarihi Knidos kenti ve gezdirilerek, kazı ve restorasyon çalışmaları hakkında bilgiler verildi. Gün batımında ise, 7'den 70'e herkes, Knidos'un eşsiz manzarasını görüntülemeye çalıştı.

Antik Dönemin En Önemli Merkezi

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Knidos Kazısı Başkanı Doç.Dr. Ertekin Doksanaltı, Knidos'un, Antik Dönem'in kültür ve sanat anlamındaki en önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Doç.Dr. Doksanaltı, şöyle dedi:

"Sadece sanat, kültür veya ticaret değil, aynı zamanda önemli bir dini merkez olmuştur. Kurulduğu andan itibaren dini rolünü komşu kentlerle paylaşmıştır. Kentin kuruluşu ile ilgili en erken arkeolojik buluntular. M.Ö. 1300 yılına kadar gidiyor. Yaklaşık 3 bin 300 yıl öncesine tarihlendirmek mümkün... O döneme ait Kameros vazoları dediğimiz vazo parçalarını tespit edebildik. Bu yerleşim daha küçük çaplı ve köy kent ölçeğinde niteliğe sahipti. Sonrasında konumu ve yeri itibariyle burası önem kazanmış, ticaretten elde etmiş olduğu avantajları kullanarak döneminin en zengin kentlerinden biri olmuştur."

7'nci Yüzyıldan Sonra Terk Edildi

Knidos'un, M.Ö. 6'ncı yüzyıldan itibaren en parlak dönemini yaşadığını ve zenginleştiğini ifade eden Doç.Dr. Doksanaltı, şu bilgileri verdi:

"Zenginliğinin en önemli ifadesi, antik dünyada Yunan sanatında tamamen mermerden inşa edilmiş ilk yapıyı Knidos'lular yaparak, Yunanistan'daki Apollon tapınağına hediye ediyorlar. 6 ıncı ve 5 inci yüzyılda kendi adına gümüş para basıldığını biliyoruz. Para basma olayı, M.Ö. 1 inci yüzyıla kadar devam ediyor. Daha sonra Roma döneminde de para basılıyor. Dolayısıyla Helenistik dönem, Knidos için en parlak dönemlerdir. M.S. 1 ve 2 inci yüzyılda parlak dönem devam ediyor. 3 üncü yüzyıldan sonra kent yavaş-yavaş küçülmeye başlıyor, dördüncü yüz yılda yeniden parlak bir dönem geçirse de,  7 inci yüzyıldan sonra ise kent terk ediliyor ve bir daha hiç yerleşim görmeden günümüze geliyor."

Geniş Bir Alanı Kaplıyor

Knidos'taki ilk arkeolojik kazıların, 1858-59 yıllarında British Museum adına Charles Thomas Newton tarafından yapıldığını hatırlatan Doksanaltı, "1966- 1977 yıları arasında ise ABD Iris Cornelia Love kazı çalışmalarını yürüttü. Knidos'ta gerçekleştirilen ilk Türk kazıları Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Selçuk Üniversitesi adına, 1988-2006 yıllarında Prof. Dr. Ramazan Yazgan başkanlığında gerçekleştirildi. Altı yıllık aranın ardından, 2012 yılından itibaren ise Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteği ve Selçuk Üniversitesi adına benim başkanlığımda kazılar sürdürülüyor. Knidos Antik Kenti'nin bugüne kadar sadece yüzde 5'i kazılabildi. Yüzde 95'i halen toprak altında bulunuyor. Tarihi kent, doğu batı doğrultusunda ana kara bölümünde, bin 300 metre uzunluğunda, ada bölümünde ise 750 metrelik bir alanı kaplıyor" dedi.

(Kaynak: DHA)

(10.07.2017)