T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ

"KORSAN CD'LER, FİLMLER VE KİTAP TEZGAHLARININ OLMADIĞI BİR ÜLKEYİZ"

Telif Hakları Genel Müdürü Dinçer Ateş, "Artık tezgahlarda, dışarıda, köşe başlarında, merdiven altlarında korsan CD'ler, filmler ve korsan kitap tezgahlarının da olmadığı bir ülkeyiz. Daha çok dijital korsancılık batıdan doğuya doğru yayılan bir etkiye sahip. Bu anlamda Türkiye olarak öncelikle hiçte kötü durumda olmadığımızı, ileriye dönük olarak en iyi vizyonlardan bir tanesine sahip olduğumuzu ifade etmek lazım." dedi.

Ateş, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yunanistan-Danimarka Konsorsiyumunca yürütülen "Telif Haklarına Dayalı ve Kreatif Endüstrilerin Teşvik Edilmesi Odaklı Olarak Türkiye Telif Hakları Sisteminin Güçlendirilmesi" başlıklı Avrupa Birliği (AB) Eşleştirme Projesi kapsamında yargı mensuplarına yönelik hazırlanan eğitim programında gazetecilere yaptığı açıklamada, projenin 18 ay süreceğini ve birçok bileşeni olduğunu söyledi.

Samsun'dan sonra Erzurum'da bileşenin ikinci eğitiminin düzenlendiğini anlatan Ateş, "Toplam 7 tane Bölge İstinaf Mahkemesinin kurulduğu ilde bu eğitimleri yapıp tamamlayacağız. Bölge İstinaf Mahkemelerinin ve bölgede görev yapan hakim ve savcıların katıldığı hem Yargıtaydan üyelerimizin hem telif haklarının uzmanlarımızın hem de AB'den yabancı uzmanlarımızın katılıp çalıştaylarda fikir alış verişinde bulundukları, bilgi ve birikim paylaşımları yaptıkları son derece faydalı olduğunu düşündüğümüz, bu alandaki farkındalık düzeyini de arttıran ve ileri de umarım fikri mülkiyet ürünlerinin daha fazla gelişmesine zemin hazırlayacak bir çalışmayı bugün Erzurum'da yapma imkanı bulduk." diye konuştu.

Ateş, korsanla mücadele konusunda ciddi adımlar atıldığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artık tezgahlarda, dışarıda, köşe başlarında, merdiven altlarında korsan CD'ler, filmler ve kitap tezgahlarının da olmadığı bir ülkeyiz. Daha çok dijital korsancılık batıdan doğuya doğru yayılan bir etkiye sahip. Bu anlamda Türkiye olarak öncelikle hiçte kötü durumda olmadığımızı, ileriye dönük olarak en iyi vizyonlardan bir tanesine sahip olduğumuzu ifade etmek lazım. Bu alan ideal bir alan ve yürünecek yol bitmiyor. Alanın ideal olmasının önemi milli kültürümüzü, kimliğimizi taşıyan taşıyıcı unsurlar bunlar. Müzik eserleri, mesela Erzurum türküleri, sinema eserleri, geçmişe dair hikayelerimiz, ilim edebiyat eserlerimiz, mimari eserlerimize kadar hepsi bizim kültür taşıyıcılarımız. Onun için bunların iyi korunması lazım ki üretime devam edilsin, aşağıdan gelenler bu bayrağı devralsın ve bu kimlik, kültürün ekonomiye yansımaları devam ederek yaygın bir etkiyle sürüp ileriye doğru yürüsün arzusundayız."

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nu güncellediklerini belirten Ateş, ülkenin içinden geçtiği böyle bir süreçte Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Kültür Bakanının telif hakları ve fikir ve sanat eserleri kanununu yenilemek gibi bir vizyonlarının olduğunu bildirdi.

Ateş, şunları kaydetti:

"Geriden gitmiyoruz, mevcut yasamız da çok geride değil ama daha ileride olmak için adımlar atıyoruz. Yargıya düşen görevler birincisi bilinç ve farkındalık. Fikri mülkiyetin fiziki mülkiyetten çokta fazla bir farkı yok. Birisi sizin eseriniz öteki sizin binanız. Eser sahibi aynı zamanda mülk sahibi. Hem kendisi için emek verdiği için hem de millet ve memleket menfaatine bu işlerin devam etmesi için hak sahibi. Değerli Yargıtay Başkanımız ve üyelerimiz bunun çok farkındalar. Bunu ta taşradaki en ücra köşede görev yapan, yeni mezun olmuş idealist bir şekilde memlekete hizmet eden hakimimiz ve savcımızın da farkına varması için yaptığımız bir çalışma bu. Onun için bölgelere giderek bu çalışmayı ilerletiyoruz. Yoksa yargımız durumun çok farkında ve en az da bizim kadar sahiplenmiş durumda."
(Kaynak: Anadolu Ajansı)
(08.07.2017)