T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL DİPLOMASİ AKADEMİSİ MÜDÜRLER ÇALIŞTAYI KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI NABİ AVCI’NIN KATILIMIYLA BAŞLADI

Bakan Avcı: “Enstitü, kurulduğu günden beri içeriden çok büyük ihanete uğramış bir enstitüdür. Enstitüyü, kendi farklı emellerinin önünde bir engel olarak gören Fetullahçı Terör Örgütü açık veya örtülü pek çok tertibin içine girmiştir.”

Yunus Emre Enstitüsü tarafından, Türkiye'nin dış politika öncelikleri doğrultusunda, etki odaklı ulusal kültürel diplomasi politikalarını belirlemek ve kültür diplomatları yetiştirmek misyonuyla yıl içinde kurulan Kültürel Diplomasi Akademisi'nin müdürler çalıştayı başladı.

Çalıştayın ilk gün çalışmalarına Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı da katıldı. 

Etkinlikte bir konuşma yapan Bakan Avcı, Yunus Emre Enstitüsü'nün kurulduğu günden beri içeriden çok büyük ihanete uğramış bir enstitü olduğunu belirterek “Enstitüyü, kendi farklı emellerinin önünde bir engel olarak gören Fetullahçı Terör Örgütü, bulunduğunuz yerlerde tanınmamanız ve gereği gibi çalışamamanız için açık veya örtülü pek çok tertibin içine girmiştir.” dedi.

Türk Kültürünün Tanıtımına Çok Önemli Katkılarda Bulunacak Bir Süreç Başladı

Kültürel Diplomasi Akademisi'nin Türkiye'de ilk ve tek olduğunu belirten Bakan Avcı, yapılan çalışmayla Türkiye'nin ve Türk kültürünün yurt dışında tanıtımına çok önemli katkılarda bulunacak bir sürecin başladığını söyledi.

Yunus Emre Vakfı'nın yapısında çok daha etkin olmayı sağlayacak bir düzenlemeye gidildiğini kaydeden Bakan Nabi Avcı, şöyle devam etti:

“Bu yeni düzenlemeyle Yunus Emre Vakfı mütevelli heyeti; Kültür ve Turizm Bakanının başkanlığında, Dışişleri, Maliye, Kültür Bakanlığı müsteşarlarının, Yunus Emre Vakfından bir üyenin, ayrıca Sayın Cumhurbaşkanının ve Bakanlar Kurulunun seçeceği üyelerin katılımıyla oluşacak. Bu yapılanmayla vakfımızın mütevelli heyeti çok daha esnek çalışabilecek. Daha kolay karar alabilecek ve aldığı kararları daha rahat yenilenen yönetim kuruluyla uygulayabilecek.”

Yunus Emre Enstitüsünün faaliyet gösterdiği ülkelerde, gereği gibi çalışamaması için gayret gösteren mahfiller ve odaklar olduğuna işaret eden Kültür ve Turizm Bakanı, şunları kaydetti:

“Bunların bazen bulunduğunuz ülkenin yerel yönetimleriyle de iş birliği yapacak kadar takiyye uyguladıklarını bilmenizde fayda var. Yunus Emre Enstitüsü, kurulduğu günden beri içeriden çok büyük ihanete uğramış bir enstitüdür. Çünkü enstitüyü, kendi farklı emellerinin önünde bir engel olarak gören Fetullahçı Terör Örgütü, bulunduğunuz yerlerde tanınmamanız ve gereği gibi çalışamamanız için açık veya örtülü pek çok tertibin içine girmiştir. Bunu bazen bizim içimize de sızmış olan uzantıları aracılığıyla yapmıştır. Bundan sonraki süreçte de elinden geldiği kadar bunu yapmaya devam edecektir. Hem çalışanlarınız, hem çevre ilişkileriniz bakımından bu konuyu da bilhassa göz önünde bulundurmanızda ve teyakkuz halinde olmanızda büyük fayda var.”

Bakan Avcı, İngiliz asıllı öğretim üyesi Hamid Algar'ın, kendisini iftar sofrasına davet eden Yemenli inşaat işçilerinin davetindeki asalet dolayısıyla, sofradan Müslüman olarak kalktığını aktararak, “Öteden beri, ihtida edenlerin bazı mülakatlarda söyledikleri, ‘Efendim ben bütün dinleri inceledim de ondan sonra şuna karar verdim’ gibi söylemleri bana biraz yakışıksız gelmiştir. Dinlediğim en güzel Müslüman olma hikâyesi de budur. Siz, insanları öyle güzel davet edersiniz ki onlar sizin dostunuz, arkadaşınız, kardeşiniz olarak yanınızdan ayrılır. Bizim ve sizin göreviniz bu. Bu büyük bir nimettir, sizler ve bizler açısından. Böyle bir sorumlulukla vazifelendirilmiş olmanız, hepimiz için bir nimettir.” şeklinde konuştu.

Misafirlerimize Plaket Yerine Türk Kültürünü Sanatını Tanıtan Hediyeler Verelim 

Etkinliklerde takdim edilen plaketlere de değinen Avcı, “Biz plaket vermiyoruz. Sizlerden de rica ediyorum. Bulunduğunuz yerlerde Türk kültürünü, sanatını tanıtan güzel hediyeleri misafirlerimize lütfen verelim. DÖSİMM'in (Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü) var biliyorsunuz. Üzerinde yazılar olan plaketleri vermeyelim. Çini tabak vereceğiniz zaman da üzerine isim yazmayın ki insanlar rahat rahat duvarlarına asabilsinler.” ifadelerini kullandı.
(24.11.2016)

  • 1.jpg
  • 2.jpg
  • 3.jpg
  • 4.jpg
  • 5.jpg
  • 6.jpg
  • 7.jpg
  • 8.jpg
  • 9.jpg