T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ

Turistlere Yardımcı Olmak İçin 1000 Kişi İstihdam Edeceğiz

Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal: “Türkiye’ye gelen ziyaretçilere daha çok dokunmak istiyoruz. Bunun için bin kişiyi istihdam edeceğiz.”

Bakan Ünal: “Antalya’nın sınırları içerisinde yer alan üç antik kültür bölgesinin -Likya, Pamfilya, Pisidya- önemli eserlerinin sergileneceği dünyanın en önemli arkeoloji müzelerinden birini Antalya’da kuracağız.”

Bakan Ünal: “Uluslararası ilişkilerde turizm iyileştirici bir husustur ve bir yaptırım aracı olarak kullanılmamalıdır, ama Rusya turizmi bir yaptırım aracı olarak kullanmayı tercih etti.”

Bakan Ünal: “Türkiye’nin herhangi bir güvenlik sorunu yok. Terörün oluşturduğu şüphelere izin vermeyin.”
 
Çeşitli temaslarda bulunmak ve dünyanın en önemli turizm fuarlarından ITB 2016’ya katılmak için Berlin’de bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, bir basın toplantısı düzenledi.
 
Bakan Ünal toplantıda, Türk turizminin geldiği noktaya ve Almanya-Türkiye turizm ilişkisine değindi. Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısında Almanya’nın birinci sırada olduğunu aktardı.
 
Dünyanın En Önemli Arkeoloji Müzelerinden Birini Antalya’da Kurulacak
 
“Bir kez daha bu önemli fuar vesilesiyle sizlerle birlikte Almanya’da bulunmaktan duyduğum memnuniyeti paylaşmak isterim.
 
23 Nisan ve 30 Ekim 2016 tarihleri arasında gerçekleşecek olan EXPO 2016 Antalya  ‘Gelecek Nesiller İçin Yeşil Bir Dünya’ sloganıyla hayata geçirilecek. EXPO 2016 Antalya’nın teması ise çiçeğin ‘saflığı’, çocuğun ‘geleceği’ temsil etmesi nedeniyle ‘çiçek ve çocuk’ olarak belirlendi. Ayrıca, Antalya ve çevresinde yetişen endemik bir bitki olan ‘şakayık’, diğer adıyla ‘yaban gülü’ EXPO 2016 Antalya’nın sembol çiçeği olarak seçilmiştir.
 
EXPO’da her ülke kendi bahçesini sergileyecek. Bu biraz da bizim evreye duyarlılığımız endemik bitki türleriyle yaşadığımız dünyada çevrenin, doğanın ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın korunması ve onlara sahip çıkmaktaki kararlılığımızın da bir göstergesi.
 
Ülkemiz, coğrafi özellikleri, coğrafi farklılığın getirdiği iklim çeşitliliği ve üç kıta arasında doğal bir köprü olması nedeniyle dünyada benzerine az rastlanan bir bitki çeşitliliğine sahiptir. Avrupa'nın tamamında var olan bitki sayısı toplam 12 bin adet. Türkiye’de 9 bin adettir. Ülkemizdeki endemik bitki sayısı ise 3 bindir. Sadece Antalya ilimiz yaklaşık 6 yüz endemik bitkiyle pek çok Avrupa ülkesinden çok daha zengin bir doğal çeşitliliğe sahiptir. Antalya’nın eşsiz doğası, mevcut altyapısı, iklimi, ulaşım kolaylığı, doğal ve kültürel zenginlikleri, sahip olduğu tarımsal potansiyeli ve ekolojik yapısı EXPO 2016’ya ev sahipliği yapılması konusunda önemli rol oynamakta. Bu çerçevede, bu yıl gerçekleşen ITB Fuarında “EXPO 2016 Antalya” teması ön plana çıkarıldı.
 
Ayrıca Antalya ile ilgi önemli bir çalışmamızı da paylaşmak istiyorum; Anadolu topraklarının en zengin geçmişe sahip köşelerinden biri olan Antalya’nın sınırları içerisinde yer alan üç antik kültür bölgesinin -Likya, Pamfilya, Pisidya- önemli eserlerinin sergileneceği dünyanın en önemli arkeoloji müzelerinden birini Antalya’da kuracağız.”
 
Çevreye Duyarlı Turizm Yatırımlarına Öncelik Veriyoruz
 
“Bildiğiniz gibi son 10 yıl içerisinde Türk turizmi büyük bir değişim ve gelişim süreci içine girdi. Dünyadaki gelişmelere paralel olarak izlenilen çevreyle uyumlu, rekabetçi ve sürdürülebilir politikalarla ülkemizin uluslararası alanda daha çok tanınması sağlanmış, pazarların niteliklerine göre stratejiler geliştirilmiş, destinasyon odaklı çalışmalarla dünyada bir turizm markası olarak Türkiye öne çıkmıştır.
 
Bu başarının gelecekte de aynı çizgide devam etmesinin; bizim sahip olduğumuz coğrafi, kültürel, turistik değerler ve zenginliklerle ekolojik dengeyi koruyan, yüksek hizmet standardını da içine alan yaklaşımlarla dünyadaki eğilim ve beklentileri yakından takip eden politikaların üretilmesiyle sağlanacağının farkındayız. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu politikaların üretimi konusunda önemli çalışmalara imza atıyoruz. Bunun için öncelikli olarak çevreye duyarlı turizm yatırımlarına öncelik veriyoruz. Bugün Mavi Bayraklı plaj sayısında dünya ikincisiyiz. Aynı zamanda Türkiye, birçok kuş cennetine ev sahipliği yapması ve kuş göç yollarına da gösterdiği duyarlılıkla da ekolojik denge konusundaki hassasiyetini ortaya koyuyor.
 
Turizm etkinliklerini bütün bir yıla yaymak amacıyla sektörle işbirliği içinde, ülkemizin sunduğu sınırsız turizm çeşitliliğini ve farklılığını bundan sonraki süreçte de aynı heyecan ve şevkle yansıtmaya devam edeceğiz. Bu nedenle,  Türk turizmi için vazgeçilmez tatil türü olan deniz-güneş-kum üçlüsünün yanı sıra ülkemizin diğer turizm potansiyellerini ve köklü kültürünü daha etkin olarak harekete geçiriyoruz. Bu sebeple yürüyüş, bisiklet, doğa turları, spor, sağlık, gastronomi ve kongre turizmi gibi insanları buluşturucu turizm çeşitliliklerine dönük önemli çalışmalar yürütmekteyiz.”
 
Likya Yolunda Masallar Projesini Hayata Geçiriyoruz
 
“Kültür yollarını destekliyoruz. İnsanların Anadolu’nun eşsiz güzelliklerini yürüyerek veya bisikletle ya da berrak turkuaz koylarda mavi yolculukla keşfetmesi için çalışmalarımızı yoğunlaştırdık.
 
Kısaca burada; Sunday Times gazetesine göre dünyanın en iyi 10 yürüyüş yolundan biri olan Likya yoluna ilişkin yakın zaman da yapacağımız faaliyetten bahsetmek isterim. Her yıl 20 ila 30 bin yürüyüş tutkununun geçtiği Likya yoluna ilişkin 9-14 Mayıs 2016 tarihleri arasında ‘Likya Yolunda Masallar’ projesini hayata geçiriyoruz. ‘Masallardaki kahramanların bir sebep için yola çıktıklarını ve çıktığı yolun kendilerine bir şeyler öğretmesine izin verdiğini’ söyleyen masal anlatıcısı Judith Liberman ile Likya yolu yürüyüşü ‘Likya Yolunda Masallar’ teması ile gerçekleştirilecektir. Bu yürüyüşe dünya çapında önemli gazeteciler, seyahat blog yazarları ve instagram fenomenlerinin katılımları sağlanacak. Sizleri de bu etkinliğe davet etmek istiyorum.
 
Türk turizmi yapısal bir değişimi hedeflemiştir. Tüm sektör paydaşları ile birlikte bu dönüşümü gerçekleştireceğiz. Ülkemizde başta ulaşım olmak üzere turizm alt yapı çalışmalarımızı aşama aşama sonuçlandırıyoruz. Türkiye’de kültür endüstrisini destekleyerek turizmde ürün ve destinasyon çeşitliliğini oluşmasını hedefledik. Yine bu amaçla hava yolu ve hızlı tren yolu projelerimizi Anadolu’nun tamamına yayma noktasında önemli bir aşamaya geldik. Bugün Anadolu’nun her noktasına hava yolu ulaşımı mümkün kılınmıştır. Türkiye’nin batısından doğusuna ve önemli tatil merkezlerine hızlı tren projelerimize ilişkin yatırımlarımız tüm hızıyla devam ediyor.
 
Bildiğiniz gibi,  Bakanlığımızca yürütülen çalışmalar neticesinde, ülkemizde bulunan ve uluslararası önem taşıyan, takdire ve korunmaya değer 15 adet kültürel ve doğal mirasımız, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer almakta. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde ise 2014 yılında eklenen ebru sanatı ile birlikte ülkemizden 12 unsur yer alıyor.
 
Ayrıca, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamında edebiyat, film, müzik, halk sanatları gibi çeşitli alanlarda 33 ülkeden 47 şehir yer almaktadır. 2015 yılında gerçekleştirdiği başvuru ile dünyanın sayılı mutfakları arasında yer alan zengin Türk mutfağının önemli bir unsuru olan Gaziantep şehrimiz gastronomi dalında yaratıcı şehirler ağında yerini almıştır.
 
Bakanlık olarak tüm bu çalışmaların yürütücüsü veya destekçisiyiz. Kültür ve turizm alanında paydaşlarımızla birlikte çözüm ortağı gibi çalışmak önceliğimiz.
 
Tarihi temellere dayanan Türk–Alman dostluğu, tarihsel bağlar, Almanya’da yaşayan vatandaşlarımız, ekonomik ve turizm ilişkilerimiz ile ortak çıkarlarımız doğrultusunda gelişmiştir.
 
Ülkemiz turizmi açısından son derece önemli bir pazar konumunda olan Almanya, her yıl olduğu gibi 2015 yılında da ülkemize gelen ziyaretçi sayısı bakımından birinci sırada yer almıştır. İlk kez 2012 yılında 5 milyon sınırını aşan Alman ziyaretçi sayısı, 2015 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,30’luk artışla 5 milyon 580 bin kişiye ulaştı. Bu bağlamda 2016 yılında da geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi tur operatörleri ile çeşitli mecralarda birlikte tanıtım ve pazarlama faaliyetlerini arttırarak yürütmeye devam edeceğiz.
 
Bilindiği üzere, 2016’da tüm ülkelerden Türkiye’ye turist getirecek olan tur operatörlerine yakıt desteği sağlama kararı alınmıştır. Bu çerçevede, Alanya Gazipaşa, Antalya Dalaman, Muğla, Bodrum tarifeli uçuşlarda ve İzmir Adnan Menderes ile Kütahya Zafer Havalimanları tarifesiz uçuşlarda tur operatörlerinin 2016 yılı planlamalarını yapmalarında yardımcı olmak amacıyla 6 bin dolar yakıt desteği sağlanacaktır.
 
Türk turizminin gelmiş olduğu bu önemli noktada ve sürdürmekte olduğumuz başarıda Alman dostlarımızın vermiş oldukları desteğin önemi büyük ve bizler için çok anlamlıdır. Alman seyahat endüstrisi paydaşları geçmişten bugüne turizmin uygulanışı ve gelişimi konusunda Türkiye’ye önemli destekler vermiştir.
 
Bu önemli fuar vesilesiyle tüm Alman dostlarımıza tekrar teşekkür ediyor, sizleri ülkemizde ağırlamaktan duyduğumuz mutluluğu bir kez daha vurgulamak istiyorum.”
 
Bakan Ünal Daha Sonra Basın Mensuplarının Gündemdeki Konulara İlişkin Sorularını Yanıtladı:
 
Rusya Turizmi Bir Yaptırım Aracı Olarak Kullanmayı Tercih Etti
 
 “24 Kasım’da Rusya ile Türkiye arasında başlayan gerilim sonrasında bir süreç var. Uluslararası ilişkilerde turizm iyileştirici bir husustur ve bir yaptırım aracı olarak kullanılmamalıdır, ama Rusya turizmi bir yaptırım aracı olarak kullanmayı tercih etti. Hiçbir yönetim insanların seyahat etme özgürlüğünün önünde engel olmamalıdır. Rusya’dan gelecek olan ziyaretçilerin Türkiye’ye gelmesini engellemek için oluşturulan charter seferlerini iptal ettirmesi tur operatörlerini engellenmesi ile turizm kaybımız olmadı. Rus hükümeti Türkiye’ye gelmek isteyen Rus vatandaşlarını engellemek istediği için azalma oldu, turizmimizden kaynaklanan bir sorundan dolayı olan bir azalma değil bu.”
 
Hiçbir Ülke Algı Olarak Ucuz Ülke Olarak Anılmak İstemez
 
“Alman pazarına gelince, terör küresel bir sorun. Sultan Ahmet’te patlayan bomba dünyanın herhangi bir yerinde de patlayabilirdi. İstanbul’a yapılan saldırı Londra ya da Madrid’e yapılabilir. Çünkü hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz ve bu şehirler hepimizin göz bebeği gibi korumamız gereken şehirler. Ancak Paris’e saldırı olduğunda gösterilen hassasiyet, Alman dostlarımız tarafından İstanbul saldırısına da gösterildi, Merkel başta olmak üzere.
 
Terör insanları korkuttu, kaygılanmasını sağladı. Bundan dolayı da Türkiye’ye dönük bir endişe oluştu. Ama biz aldığımız sıkı güvenlik önlemleriyle bu konudaki bütün kaygı ve endişeleri silmiş durumdayız. Biz Almanya’dan gelecek ziyaretçilerimizde bir eksilme olacağını düşünmüyoruz. Evet Rusya’dan bir eksilme olacak, bu eksilmeyi de son üç aydır yaptığımız çalışmalarla, hem THY hem de diğer hava yolları ile destinasyonları yeniden planlamakta ve yeni ziyaretçilerin ulaşımlarını sağlamak için yeni bir destinasyon çalışması içindeyiz ve bu pazarlardan bunları telafi edeceğiz. Sektörümüzün zarar görmemesi için, Bakanlık olarak alınması gereken tedbirleri aldık ve bunları açıkladık. Türkiye’nin mükemmel bir fiyat hizmet dengesi var. Bu da bir çok ülke için çok cazip imkânlar sunuyor. Özellikle de Almanya için. Bunun gelişmesi konusunda görüşmelerimiz devam ediyor. Hiçbir ülke, algı olarak, ucuz ülke olarak anılmak istemez.”
 
Ocak ve Şubat Aylarında Rezervasyonlarda Bir Gerileme Söz Konusu, ama Mart Ayı İçinde Ciddi Bir Toparlanma Başladı ve Devam Edecek
 
“Ocak ve Şubat aylarında rezervasyonlarda bir gerileme söz konusu, ama istatistiklerin gösterdiği Mart ayı içinde ciddi bir toparlanma başladı ve bunun Nisan’da da toparlanacağını görüyoruz. O yüzden rezervasyon eğilimlerinin nihai kararlar oluşturacak bir veri sunmadığını görüyoruz. Mart ve Nisan ayı içerisinde rezervasyon eğilimlerini görmek imkânımız olacak gerçek anlamda. Türkiye’nin herhangi bir güvenlik sorunu yok. Terörün oluşturduğu şüphelere izin vermeyin.
 
Türkiye’ye gelen ziyaretçilere daha çok dokunmak istiyoruz. Gelen ziyaretçiler uçaktan indikleri andan başlayarak ören yerlerini ziyarette bulundukları illerde onlara destek olacak yaklaşık bin kişiyi istihdam edeceğiz. 400 kişi havaalanında gelen turisti karşılayacak, turizm elçisi olacak, havaalanından gitmek istedikleri yere ulaştırana kadar. Destek verdiğimiz havaalanlarında 400 kişiyi istihdam edeceğiz, 600 kişiyi de ören yerleri ve müzelerde istihdam edeceğiz.
 
SGK primleri konusunda devletin destek sağlamasına ilişkin talepler vardı. Bu konuda iki aydır bir çalışma yürütüyoruz. Çalışmayı belli aşamaya getirdik. SGK pirim desteği olarak değil ama, daha kapsayıcı hem çalışan hem işveren açısından daha esnek bir model üzerine mutabakata vardık. Bunu Başbakanımızla Bakanlar Kurulu’nda konuştuktan sonra açıklamasını yapacağız.”
 
10.03.2016
 
  • 1.jpg
  • 2.jpg
  • 3.jpg
  • 4.jpg
  • 5.jpg
  • 6.jpg
  • 7.jpg